Dr. İdris Polat
Benliğin İnşası
Üniversiteli gençlerle “Ben kimim?” ve “Kimin izinden gidiyorum?” sorularının peşine düşen 15 derslik bir düşünme ve okuma programı.

Program İçeriği:
Benliğin İnşası: İz Peşinde
İnsanın ardında bırakacağı iz, önce takip etmeyi seçtiği izlerle şekillenir.
İnsan kim olacağını yalnızca kendi başına belirlemez. Hayranlık duyduğu kişiler, doğru bulduğu tavırlar ve farkında olmadan benimsediği örnekler, zamanla kararlarına yön verir. Bu yüzden “Kimin izinden gidiyorum?” sorusu, “Ben kimim?” sorusundan ayrı düşünülemez. Benliğin İnşası: İz Peşinde, üniversiteli gençlerle bu iki sorunun peşine düşen 15 derslik bir düşünme ve okuma programıdır.
Yolculuğumuz ‘’kendini bilmekle’’ başlayacak. İnsan kendini tanırken yalnızca yeteneklerini, eğilimlerini veya eksiklerini öğrenmez; varlığının anlamını da sorgular. Bana verilen imkânları ne için kullanıyorum? Arzularımın, korkularımın ve tercihlerimin ne kadar farkındayım? Tasavvuf düşüncesinin kendini tanımaya verdiği önemden de yararlanarak, bu soruları insanın varlık gayesi ve sorumluluğuyla birlikte ele alacağız.
İnsanın kendini tanımasında’’rol modellerin’’ ayrı bir yeri vardır. Başka hayatlarda, henüz yaşamadığımız bir kararın nasıl verildiğini görürüz. Kimi örnekler bir istikamet gösterir; kimi yanlış tercihler ise hangi noktada durup düşünmemiz gerektiğini hatırlatır. Bu çalışmada geçmişin şahsiyetlerini hayranlık duyulacak uzak figürler olarak bırakmayacağız. Onların karşılaştığı seçimleri, bugün kendi hayatımızda karşılığı bulunan insanlık meseleleri olarak okuyacağız.
Bu okumanın ilk duraklarından biri Hz. Âdem olacak. Onun yaratılışı ve yeryüzündeki konumu üzerinden “İnsan burada ne için var?” sorusunu tartışacağız. Âdem’e öğretilen isimler, bilginin insan hayatındaki yerini; yasak ağaç ise iradenin bir sınırla karşılaştığı anı düşünmemize imkân verecek. Böylece Âdem’in hayatını baştan sona anlatmak yerine, her insanın kendi varlığında karşılaştığı bilgi, arzu, tercih ve sorumluluk meselelerine yaklaşacağız. Hatanın ardından insanın kendisiyle ve Rabbiyle nasıl yeniden ilişki kurduğu da bu yolculuğun önemli bir parçası olacak.
Benlik inşası, insanın kimlik mücadelesinden ayrı değildir. İblîs’in “Ben ondan üstünüm” sözü, insanın değerini başkalarıyla kıyaslayarak kurmasının nereye varabileceğini gösterir. Âdem’in iki oğlu arasındaki ilişki ise başkasının kabul görmesini kendi varlığına tehdit sayan bir tutumla yüzleştirir. Bu örnekler üzerinden insanın kendisini korumak isterken nasıl kibir, kıskançlık veya haksızlık üretebildiğini konuşacağız. Asıl mesele, bütün bu karşılaşmalar içinde insan kalabilmektir.
Bu mücadelenin bir de ‘’iç cephesi’’ vardır. Nefsin arzuları, şeytanın vaatleri ve insanın kendi kendine bulduğu gerekçeler her zaman kolayca birbirinden ayrılmaz. İçimizdeki savaşı ele alırken “İstedim, öyleyse yaptım” veya “Beni buna başkası sürükledi” gibi açıklamaların gerisindeki sorumluluğa bakacağız. Bir isteğin doğması, onun peşinden gitmeyi zorunlu kılar mı? İnsan, kendisini etkileyen çağrıları tanıyıp yine de başka türlü davranabilir mi? Bu sorular iradeyi soyut bir özellik olmaktan çıkarıp hayatın içindeki tercihlerle ilişkilendirir.
Son bölümde insanın ‘’başkaları arasında kendisi olarak kalma’’ mücadelesine yöneleceğiz. “Atalarımızı böyle bulduk” sözü, devralınan değerlerle düşünerek ilişki kurmanın önemini hatırlatır. “Bizim gibi olmazsan aramızda yerin yok” tehdidi ise aidiyet ihtiyacının insan üzerinde nasıl bir baskıya dönüşebileceğini gösterir. Aileden ve toplumdan gelen mirası bütünüyle reddetmeden, onu bilinçle değerlendirmek; kabul görmek uğruna inandığı değerlerden vazgeçmemek bu derslerin temel meseleleri arasında yer alacak.
Her ders, belirli bir şahsiyetin veya insan tavrının karşılaştığı tek bir mesele etrafında derinleşecek. Metnin kendi bağlamını gözeterek onun bugün bize hangi soruyu yönelttiğini birlikte tartışacağız. Programın sonunda elimizde hazır bir “iyi insan olma” tarifi bulunmayacak; fakat izinden gittiğimiz kişileri, verdiğimiz kararları ve benimsediğimiz değerleri daha dikkatli görebileceğiz. Çünkü insanın ardında bırakacağı iz, önce takip etmeyi seçtiği izlerle şekillenir.
Okuma Grubu Hakkında:
- Her yıl belirlenen hususi konular üzerinde, sınırlı sayıda katılımcıyla ve hocalarımızın yönetiminde periyodik olarak gerçekleşen faaliyetlerdir.
- 2026-2027 eğitim yılı boyunca iki farklı okuma grubu çalışması icra edilecektir.
- Çalışmalar, karşılıklı etkileşim esasıyla gerçekleşir.
- Katılımcıların süreç içerisinde düzenli okumalar yapması ve oturumlara katkıda bulunması beklenir. Çalışmaların tabiatına uygun ilerlemesi adına katılım kontenjanları sınırlı tutulur ve bu sebeple katılımcıların devamlılığı büyük önem arz eder.
Başvuru Formu
Programa katılım için aşağıdaki formu eksiksiz şekilde doldurabilirsiniz.
